Sizde Paylaşın

Bu bloğu kurmaktaki amacım birikimlerimizi öğrendiklerimizi paylaşarak çocuklarımızı daha ileriye taşımak. Sizinde paylaşmak istediğiniz bilgiler, oyunlar, kitaplar en önemlisi çocuğunuzla yaşadığınız hoş anılarınız varsa ustuncocuklar@gmail.com adresine gönderin sizin adınızla bu sayfada yayınlayalım. Bilgiler paylaştıkca artar.

20 Kasım 2015 Cuma

Dünya Çocuk Hakları Günü 20 Kasım

Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü.

Tüm çocuklar iyi bir eğitim ve fırsat eşitliğini hakediyorlar. Dünyanın mutlu çocuklarla dolması dileğiyle...




SADAKO Kağıttan Turna Kuşu Nasıl Yapılır?



Sadako kağıttan bin turna kuşu kitabından burada bahsetmiştik. Gelelim Turna Kuşunun yapılışına kızım sizler için yapmak istedi. Evde hemen hemen her renkten Turna Kuşumuz var :-))
Çeşitli yerlerde sergiliyoruz.

18 Kasım 2015 Çarşamba

Kaplan Anne'nin Zafer Marşı

Anne-Baba-Çocuk Eğitimi konusunda okuduğum en ilginç kitap olduğunu söyleyebilirim. Otobiyografi/Anı tarzında yazılmış olan bu kitabı elinize aldığınızda başlamanız ile bitirmenizin bir olacağına eminim. Yazar Amy Chua ile kitabın Türkçe çevirisini yapan Yeşim Dervişoğlu arasındaki yakın ilişki kitabın Türkçe çevirisinin de mükemmel olmasını sağlamış.

Kitap Amerikada uzun süre bestseller olmasının yanısıra ebeveyn-çocuk ilişkisi arasındaki tartışmaları en yüksek seviyeye getirmiş olması ile de tanınıyor. Yazar Yale Üniversitesinde hukuk profesörü olması ve konusu üzerinde başka kitapları olmasına rağmen bu kitabı ile TIME dergisine kapak oluyor ve o yılın en etkili 100 kişisinden biri seçiliyor. 

Gelelim kitabın konusuna; Asyalı çocukların yükselen ve sıra dışı başarılarını nasıl elde ettiklerini, doğu ve batı toplumları arasındaki çocuk yetiştirme modellerinin farklılıklarını, disiplinin çocuk büyütürken ne kadar gerekli ve yararlı olduğunu anlatıyor diyebiliriz.
Çinli anne modeli ile tanıştığım bu kitap kendime bakış açımı tamamen değiştirdi. Kendimi otoriter, sert ve kuralcı bir anne olarak görmüyorum artık hatta bu kelimelerin anlamını bile bilmiyormuşum diyebilirim. 
Çevremden (özellikle annemden) çok sıkıyorsun bu çocuğu, bunalttın artık, bu kadar kuralcı olma, çocuğu serbest bırak, hatta ne kadar despotsun gibi duyduğum bir çok cümlenin acaba yanlış mı yapıyorum diye kendimi sorgulatmasına artık izin vermiyorum. Çünkü artık biliyorum ki ben bunların hiç biri değildim. Sadece çocuğunun gelişimine katkıda bulunmaya çalışan bir Çinli anne modeliyim :-)
Her ne kadar yazar Amy Chua gibi bir Çinli kaplan olmasam da anadolu kadını olarak anadolu kaplanı olma yolunda emin adımlarla gittiğimi söyleyebilirim.

Küçük Bir Çocuk / Helen Buckley



Bu şiiri her okuyuşumda yüreğimin bir yeri cız eder, gözlerim hafiften dolar, çok üzülürüm o küçük çocuğa. Harcanan yeteneklere, harcanan umutlara ve geleceğe.

Sonra kendi çocukluğum gelir aklıma artık üzülmek için çok geçtir. 

Kendi çocuklarımı düşünürüm yeteneklerinin bu şekilde sonlanmaması için elimden geleni yapacağıma kendime söz veririm...

İşte hep bu şekilde etkilemiştir  bu şiir beni...





Bir gün küçük bir çocuk okula başladı.
Çocuk oldukça küçüktü
Ve okul oldukça büyüktü.
Ama küçük çocuk
Dışarıdaki kapıdan içeri girince
Sınıfına gidebileceğini fark etti.
Mutluydu
Ve okul artık gözüne
Eskisi kadar büyük görünmedi.
Küçük çocuk okula başladıktan bir süre sonra,
Bir sabah öğretmen, “Bugün bir resim yapacağız” dedi.
“Güzel!” diye düşündü küçük çocuk.
Her tür resim yapmayı severdi;
Aslanlar ve kaplanlar,
Tavuklar ve inekler,
Trenler ve gemiler…
Hemen boya kalemi kutusunu çıkardı
Ve çizmeye başladı.
Ama “Bekle!” dedi öğretmen,
“Daha başlama zamanı gelmedi!”
Ve öğretmen herkesin hazır olmasını bekledi.
“Şimdi” dedi öğretmen,
“Çiçek resmi çizeceğiz.”
“Güzel!” diye düşündü küçük çocuk,
Pembe, turuncu ve mavi kalemleriyle
Güzel çiçekler çizmeyi çok severdi.
Ama “Bekle!” dedi öğretmen,
“Size nasıl çizileceğini göstereceğim.”
Ve yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizdi.
“İşte” dedi öğretmen,
“Şimdi başlayabilirsiniz.”
Küçük çocuk öğretmeninin çiçeğine baktı,
Sonra kendi çiçeğine baktı.
Kendi çiçeğini öğretmeninkinden daha çok sevdi
Ama bunu söylemedi.
Kağıdının arkasını çevirdi,
Ve öğretmeninki gibi bir çiçek çizdi.
Yeşil saplı kırmızı bir çiçekti.

15 Kasım 2015 Pazar

BILSEM 2015-2016 Başvuruları başladı


 
 
ÜZE 2015-2016 Bilim ve Sanat Merkezleri öğrenci seçim takvimi 09 Kasım 27 Kasım 2015 tarihleri arasında olarak açıklandı.

Bu sene ilk defa 1. sınıfları da sınava alacak olan Bilsem'ler 70 ilde 83 noktada hizmet veriyor.

2015-2016 eğitim öğretim yılında ilkokul 1.2.3.ve 4. sınıfa devam edip resim, müzik ve genel zihinsel yetenek alanlarında akranlarından ileri düzeyde farklılık gösterdiği düşünülen öğrencilerin sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilmesi ile BILSEM öğrenci seçim süreci başlayacaktır.

3.ve 4. sınıflar için merkezi sınav sistemi ile seçim yapılacak olup, 1. aşamayı geçenler grup taraması için birebir mülakata girecekler.

Sınav sonuçları 10.08.2016 tarihinde www.meb.gov.tr adresinden duyurulacak.


7 Kasım 2015 Cumartesi

Urfodu Sınavı Son Gün 08 Kasım 2015

Urfodu (Uluslar arası Bilim Temelleri Bilgi Yarışması için 08 Kasım 2015 son gün. 1994 yılında Avrupa Konseyi üstün kabiliyetli çocuklar ile ilgili 1248 karar almışlar. Bu kararlarda 'dünyanın hiç bir devleti yeteneklerin savurmasını müsaade etmez; zamanında entelektüel ve diğer kaynaklarını ortaya çıkartmamak insan kaynaklarını savurması demektir'. Bu kapsamda 1999 yılında açılmış olan kurumda (Ural Federal Bölgesi Öğretmen Evi) katılımcı ülkeler olarak Almanya, Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Rusya, Ukrayna, Yunanistan sayılabilir. Bu yıl 10. su düzenlenecek olan bu yarışmanın konuları Matematik, Biyoloji, Coğrafya, İngilizce ve Almanca dallarıdır. Yarışmanın hedefi

6 Kasım 2015 Cuma

Annelerin Akıllı Seçimi: TODİZOO Oyuncakları

Bebekler için oyuncak seçme işi anne babalara düşüyor. Minikler, hem gerçek dünyayı hem de kendi yetenek ve becerilerini önce oyuncaklarla keşfetmeye başlar. Doğal olarak oyuncakların onların gelişiminde rolü çok önemlidir. Oyuncak alırken aradığımız özellikler aslında çok net. Eğitici, eğlendirici ve onlar için tamamıyla güvenli olmaları en önemli özellikler.

Bebekler için oyuncak alırken en önemli kriter, güvenilir markaların oyuncaklarını almak olmalıdır. Sık sık ağzına götüreceği, birlikte uyuyup yemeklerini hatta banyosunu paylaşmak isteyeceği oyuncaklarının ona zararlı olabilecek bir materyal, boya ya da aksesuar içermediğinden emin olmanın tek yolu tercihlerinizi güvenilir markalardan yana yapmak. Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu da seçtiğiniz oyuncakların onların gelişimine de katkıda bulunması. Yapacağınız doğru oyuncak seçimlerinizle her gün hayat ve kendisiyle ilgili yeni şeyler öğrenen bebeğinize büyüme macerasında yardımcı olabilirsiniz. 

Tüm bu özellikleri bir arada bulabileceğiniz Todizoo oyuncaklarını inceleyerek, bebeğinizin yaş ve ihtiyaçlarına en uygun olanları tercih edebilirsiniz. 

TODİZOO MÜZİKLİ ÇINGIRAKLAR: Bu sevimli arı ve kelebek çok marifetli. Minik parmakların kolayca basabildiği düğmesi eğlenceli melodiler çalıyor. Ses efektli kanatları ve boncukları ile hem bir çıngırak hem de dişlik olan kanatları tam kaşınan dişlere göre. Üçüncü aydan itibaren tüm bebekler için tercih edilebilir. 

TODİZOO EMEKLEME BÖCEĞİ VE TOSBAĞA: Emekleme nasıl da heyecan verici bir dönem değil mi? Şimdi emekleme çalışmalarına yardımcı olacak iki sevimli arkadaş var. Todizoo’dan Emekleme Böceği ve Tosbağa üstüne basınca ilerliyor, bebeğiniz de onları hevesle takip ediyor. 12 ay ve üzeri bebekler için tam bir emekleme yardımcısıdır.  

TODİZOO ARKADAŞIM SERİSİ: Todizoo’nun bu şirin oyuncakları basıldığında ışıklı düğmeleri ile melodiler çalıyor, “ABC” ve “123” ve birbirinden sevimli kısa cümleler söylüyor. Minikler bu arkadaşları onları çok eğlendirdiği için seviyor, biz de onların el-göz koordinasyonlarını güçlendirip sebep-sonuç ilişkisini öğrenmelerine yardımcı oldukları için seviyoruz. Üçüncü aydan itibaren tüm bebekler içindir. 

 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Zeynep Cemali Öykü Yarışması 2016



Çocuk edebiyatının usta öykücüsü Zeynep Cemali adına 2011 yılından beri düzenlenen öykü yarışmasının katılım şartları bu sene için belirlendi. Orta öğretim 6. 7. ve 8. sınıflar için düzenlenen bu seneki öykü yarışmasının konusu ''ADALET'' tema cümlesi ise '' Kara gözlerinde şimşekler çakıyordu''.

Yarışmanın katılım şartlarına buradan ulaşabilirsiniz. Milli eğitim Bakanlığı'nın tüm yurt genelinde duyurduğu yarışmanın son başvuru tarihi 18 Mayıs 2016. Yarışmada dereceye girecek öğrenciler ödüllerini, usta edebiyatçıların elinden alacak.

Yarışmanın ödül töreni İstanbul'da yapılacak ve ödül törenine şehir dışından katılacak öğrenciler, velileri ve öğretmenleri, Günışığı Kitaplığı'nın davetlisi olarak İstanbul da ağırlanacaklar. Ulaşım ve konaklama giderleri aynı yayınevi tarafından karşılanacak.

Yarışma küçük yazarlarını bekliyor...

Zeynep Cemali Öykü Yarışması

25 Mayıs 2015 Pazartesi

SADAKO Kağıttan Bin Turna Kuşu

Benim düşünceme göre yazılmış en güzel çocuk kitaplarından bir tanesi. Ama bu kitabı tavsiye edip etmemek konusunda kısa bir tereddüt yaşadığımı itiraf etmeliyim. Hem çok güzel bir kitap olduğunu söyleyip hem de neden tereddüt ettiğimi sorarsanız, kitabın sonuna geldiğinde kızımın ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce acaba yanlış mı yaptım bu kitabı ona okutmakla diye düşündüm.

Banyoya yüzünü yıkamaya gidiyordu bende arkasından gittim. Kitap nasıldı diye çekine çekine sordum. Keşke bu kitabı okumasaydım anne, cevabına hazırlamıştım kendimi. O ise burnunu çeke çeke, çok güzeldi, çok beğendim , savaş çok korkunç bir şey, çocuklar bu şekilde acı çekmemeli dedi.

O anda tereddüdüm geçti. Evet bu kitabı çocuklar  mutlaka okumalıydı.



Kitap, 2. Dünya Savaşı'nda Japonya'ya atılan atom bombaları sonucu hastalanan bir kız çocuğu Sadako'nun hikayesi. Bilindiği üzere, bu atom bombaları binlerce kişinin ölümüne veya sakat kalmasına sebep olmuştu. Ama asıl sonuçlar on yıl sonra etkisini göstermeye başlamıştı.  Radyasyon sonucu bir çok çocuk sakat yada hasta olarak doğmuştu.
Sadako da bu çocuklardan biriydi. Okulun atletizm takımının yıldızı olan Sadako, canlı, neşeli ve mutlu bir çocuktu. Günün birinde ağrılar ve acılar çekmeye başladı. Kısa bir süre sonrada teşhisi konmuştu. Lösemiydi.
Japon geleneğine göre kağıttan bin turna kuşu yapan herkesin dileği kabul oluyordu. Ümidini asla yitirmeyen küçük kız, kağıttan turna kuşlarını yapmaya başlamıştı.
Kitap, çocuklara sahip oldukları umut ve cesaretin kendi içlerinde saklı olduğunu gösteren duygusal bir hikaye. Hayatlarında iz bırakacak kitaplardan.


Kanadalı yazar Eleanor Coerr, 1963 yılında Hiroşima'ya yaptığı gezi sırasında dinlediği ve okuduğu atom bombası hikayelerinden çok etkilenir. Şehrin ortasındaki Barış Parkında Sadako'ya adanmış binlerce kağıt turna ile süslü bir anıtın olduğunu görür. Hatırasına barış heykeli dikilmiş kızın hikayesinden çok etkilenir ve sarsılır. Kitap ilk olarak 1977 yılında Amerika'da basılır. Kısa sürede milyonlar satar. Turna kuşu katlamanın, dünya çocukları için barışın simgesi haline gelmesi ise uzun sürmez.
Coerr kitabı yazma gerekçesini ise şu sözlerle açıklamış;
'' İnsanlara Hiroşima'da iki yüz bin kişinin öldüğünü söylemek, küçük bir kızın öyküsünü anlatmak kadar etkili değil''


Kitabın en sonunda ise Japon Origami sanatının güzelliği ile kağıttan turna kuşunun nasıl yapıldığı görsellerle anlatılmış. Uzun bir yaşamı ve iyi şansı simgeleyen bu figür en popüler origami şekli olmuş.
İçinizde ki tüm güzel duyguları hareketlendiren bu kitap çocuklarınıza da çok şey katacaktır.


Kitap: SADAKO ve Kağıttan Bin Turna Kuşu
Yazar: Eleanor Coerr
Yayınevi: Beyaz Balina Yayınları
Sayfa Sayısı: 92

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Üze Çocukların Yeteneklerinin ve İlgi Alanlarının Keşfedilmesi -3-

Bu yazıdan önce yayınladığım iki makalede (1. ve 2.)  bahsettiğim gibi, üstün zekalı ve üstün potansiyelli çocukların yeteneklerini ortaya çıkarmak  her zaman çok kolay olmayabiliyor. Bazen deneme yanılma yoluna gidilebilir. Bir çok şeyi deneyerek çocuğun hangisine yeteneği olduğu en önemlisi de hangisini yapmaktan zevk aldığını anlamaya çalışabilirsiniz. Bu da bir yöntemdir.

Biz de zaman zaman bu yöntemi uygulamak istedik. Ama bizde genelde kızım istediklerini bilen yapmak istemediği şeylere karşı tamamen kapalı olan bir tutum izlediği için bu yöntemde zorlandık.
Denemek yerine yapanları gözlemlemeyi ve kendisine uygun olup olmadığına karar vermeyi tercih etti. Bazen ısrar ettim sadece gözlemlemenin yeterli olamayacağı durumlar olduğunu denemesi ve kendisine uygun olup olmadığına o şekilde karar vermesini istedim. Ancak benim ısrarımla denese bile hemen hemen her zaman istemediği şeklinde  ön yargı oluşturduğu  için olumsuz yanıt verdi.

Bazen haklı olduğunu düşündüm... Neyi isteyip neyi istemediğine ben onun yerine karar vermemeliydim. Anne baba olarak çocuğumuz için doğru olanı bildiğimize inandığımız zamanlar vardır. Doğru bildiklerimizi öğretmeyi, çocuğun hayatını kısıtlamadan yada onun yerine seçmeden uygulamayı her zaman başarabiliyor muyuz?
Deniyoruz tabi. Müzik aleti seçiminde olduğu gibi...

Üstün zekalı ve üstün potansiyelli çocukların yeteneklerinin açığa çıkarılması konusu olduğunda mutlaka bir müzik aleti işin içine giriyor. Zaman zaman televizyonlarda ve gazetelerde okuduğumuz ''5 yaşında dahi çocuk piyano çalıyor '' haberleri ile karşılaşıyoruz. Tabi her Üze çocuğun bir enstrüman çalması gerekmiyor. Ama ya yeteneği varsa kısmı akla geliyor. Yine ilk akla gelen müzik aleti piyano oluyor. Araştırmalar, özel dersler, çalışmalar devreye giriyor.

Bizde kızımız 5,5 yaşındayken piyano derslerine başladık. Kesinlikle bir müzik dâhisi değildi onu  anlamıştık. Yani ilk 1 ayda  hemen Mozart çalmaya başlayamamıştık :-) Ama piyano çalmayı seviyordu derslere keyifle gidiyordu. Yaklaşık 1 sene kadar bu derslere devam ettik.

Derken ilk okula başladı, okulda da müzik dersi için müzik aleti seçmesi gerekiyordu.4yıl boyunca müzik derslerine bu enstrüman  ile devam edeceklerdi. Öğretmenler okul açıldığında bu bilgiyi vermişlerdi okul açıldıktan en geç 2 hafta içerisinde de hangi çocuğun hangi enstrümanı çalacağı belirlenecekti. Biz bu konuda düşünmedik bile zaten piyano çalıyordu piyanoya devam edecekti.
Okulun ikinci haftasıydı kızım okuldan öğretmeninin cep telefonundan beni aradı. Oldukça heyecanlıydı hatta konuşurken heyecandan kelimeleri yutuyordu.
''Anne ben enstrümanımı buldum '' diye bağırıyordu. İlk önce anlam veremedim söylemek istediğine. Sonra müzik dersinde yapacakları enstrüman seçimi aklıma geldi ''evet kızım seçtin mi müzik aletini bir sorun oldu mu piyanoda dedim''. Piyano talebi çok yoğun olduğu için bazen sınıflar çok kalabalık oluyor ve öğretmenler çocukları deneyerek bu sayıyı azaltıyorlardı. Ama nasılsa sorun olmaz 1 senedir piyano çalıyordu.

''Hayır anne benim enstrümanım keman, ben keman çalmak istediğimi anladım. Harika bir sesi var. Kemana bayıldım.'' dedi.  İlk şaşkınlıktan sonra kızım napıyorsun sen piyanoyu 1 senedir çok ilerlettin keman nerden çıktı. 2 gün sonra vazgeçilecek bir şey değil bu seçtikten sonra ilkokul boyunca bu aleti çalacaksın desemde, bizimki kararını vermişti. ''Ben keman çalacağım'' dedi ve telefonu öğretmenine verdi. Kısa bir konuşmada onunla yaptık. Akşama konuşuruz belki aklı başına gelir diyip telefonu kapattım.

Aradan 5 sene geçti kızım kemanına hala tutkuyla bağlı....
Biz onun için iyi olacağını düşündüğümüz şeyi ona direttik ama o yapmak istediğini biliyordu. Kesinlikle taviz vermedi. Keman piyanoya göre çalınması çok zor bir alet olmasına  hatta yaylı çalgılar içinde en zoru olmasına rağmen, hiç bıkmadı. Bıkmıyor...
O gün piyano bizim için bitmişti.( Fenada olmadı sanırım, en azından eve piyano almak zorunda kalmadık :-))
Bazen yolunu bulmasına izin vermemiz gerektiğini, bizim yapmak isteyipte yapamadıklarımızı ona yaptırtmaya çalışmamamız gerektiğini bu şekilde bize öğretmekten hiç yorulmadı.  Ama biz de değişik öneriler bulup ona sunmaktan hala vazgeçmiyoruz :-)
Bu şekilde yol alındığını iki tarafta anlıyor sanırım...


15 Mayıs 2015 Cuma

5+ Yaş Çocuklar İçin Oyunlar


5+ Yaş Çocuklar İçin Oyunlara bu sefer düşündürücü bir kaç bilmece eklemek istedim. Bilmecelere merak genelde 5-6 yaş arasında başlayıp. Hadi bir tane daha sor diyerek uzun yıllar devam ediyor :-)

Uzmanların zeka geliştirici olarak önerdiği bilmeceler çocuğun hem merak duygusunu arttırıp hem de düşünmesini sağlıyor.  Eğlenceli bulduğum bir kaç tanesini paylaşmak istedim. Çocuklarınızdan alacağınız cevaplar sizi çok şaşırtıp aynı zamanda eğlendirebilir. Amaç her zaman doğru cevabı bulması değildir önemli olan hayal gücünün nereye kadar gidebildiğini görmek :-)

Hadi Bakalım, çocuklardan önce çözmeye başlayalım ....


Asansörden merdivene : Bir adam, bir binanın 10.katında oturuyormuş. Her gün işten dönerken asansöre biniyor, 8.kata kadar çıkıyor, asansörden iniyor, sonra 10. kata kadar merdivenden çıkıyormuş. Oysa asansör gayet iyi çalışıyor ve 10. kata kadar çıkabiliyormuş. Peki, bu adam niye böyle yapıyormuş.

Parola: Bir müzenin girişindeki görevli, ziyaretçilere soru sorar. Yalnızca doğru cevap verenler içeri girebilecektir. Adamın biri sıra kendisine gelmeden önce diğerlerinin cevaplarını dinlemeye karar verir.

Görevli, 1. sıradaki kişiye,
-iki, der.
-Üç, diye cevap verir ziyaretçi ve girer.

Görevli, 2.kişiye dönüp,
-Üç, der.
-İki, diye cevap verir ikinci ziyaretçi ve içeri girer.

Görevli, 3.sıradakine,
-Dört, der.
-Dört, diyerek geçer adam.

Sıra, kenardan dinleyen adama gelir.
-Beş , der görevli.
-Altı, diye cevap verir adam, kendinden emin.
Ama görevli, adamın içeri girmesine izin vermez.
Cevabı Yanlıştır.
Neden? Cevap ne olmalıydı?

Köprüyü Geçen Adam: 98 kiloluk bir adam varmış. Bu adam elinde 1'er kiloluk 3 poşet taşıyormuş. Köprünün girişinde, ''Bu köprünün taşıyacağı maksimum ağırlık 100 kg'dır'' yazıyormuş. Adamın acelesi varmış ve köprüden bir kerede geçmek istiyormuş. Bu adam, elindeki üç poşetle birlikte köprüyü bir seferde nasıl geçer?

Bekçinin Rüyası: Büyük bir sanayici, uçakla yurt dışına gidecekmiş. Ama gitmeden önce fabrikasına uğrayıp her şey yolunda mı diye kontrol etmek istemiş. Gece bekçisi, fabrikada her şeyin yolunda olduğunu ama bir sıkıntısı olduğunu söylemiş. ''Az önce bir rüya gördüm, sizin bindiğiniz uçak havada patlıyordu.'' demiş. Bekçinin sözleri adamı tedirgin etmiş ve adam uçağa binmemiş. Ertesi gün haberlerden o uçağın patladığını ve kimsenin kurtulamadığını öğrenmiş.
Bekçiye teşekkür etmek için büyük bir miktar para verdikten sonra onu kovmuş. Neden?


Cevaplara hemen bakmamanızı öneririm :)


12 Mayıs 2015 Salı

Çocuklar İçin Shakespeare ile Felfese - Atinalı Timon

Kitabın başlığı rafların arasından hemen dikkatimi çekti '' Çocuklar için Felsefe''. Ne kadar harika diye düşündüm, felsefe ile bu kadar erken tanışılması fikri beni heyecanlandırdı.  Çocuklar neden felsefe ile bu kadar erken tanışmalı? Çocuklar için faydaları neler? Ne gibi kazanımlar elde ederler?

Bu sorular kitabın hemen arkasında yanıtlanmıştı.
'' a- Çocuklarda kendine güven duygusu yaratır ve çocukların kendilerinden gurur duymalarını sağlar.Çocuk birey kabullenişinin farkına varır.
   b- Eleştirel düşünme ve düşünme becerilerini üst düzeyde tutar. Çocuklar yeni, yaratıcı fikirler üretmekten ve öne sürmekten çekinmez.

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Bebeklerin Zekası Nasıl Geliştirilir?

Zeka, zihnin öğrenme, öğrenilenden yararlanma, soyut ve somut nesneler arasındaki ilişkiyi kavrayabilme, muhakeme edebilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları bulabilme yeteneğidir.

Bebeklik döneminde üstün zeka nasıl fark edilir  yazısında değindiğimiz gibi zekanın bir kısmı öğrenmeye dayalıdır. Bebeklerin var olan zekasını geliştirmek ve arttırmak için neler yapılabilir?

  • Yapılan araştırmalara göre anne sütü ile beslenen bebeklerin IQ su mama ile beslenen bebeklere göre daha yüksektir.
  • Kaliteli ve kesintisiz uyku bebeğin fiziksel gelişimi için yararlı olduğu kadar zihinsel gelişimi için de yararlıdır.
  • Anneanne babaanne yada bakıcı tarafından büyütülmek yerine annesi tarafından bakılan anne sevgisini ile yetiştirilen bebeklerin IQ larının daha yüksek olduğu görülmüştür.
  • Yine aynı şekilde annesi tarafından büyütülen bebeklerde dikkat dağınıklığı daha az görülmektedir.
  • Bebeklik döneminde çok fazla televizyon seyrettirilen bebekler otizm, zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği gibi sorunlar yaşarlar. Televizyonda hızla değişen görüntüler bebeğin beynine çok fazla uyaran göndermektedir. Büyüdüklerinde bu çocuklar kitaplardan zevk almamaktadırlar. Hızlı görsel değişiklik olmaması nedeni ile kitaplar onlara sıkıcı gelmektedir. Okul hayatında başarılı  olamamaktadırlar.
  • Beyin gelişiminin %80 i 0-3 yaş arasında tamamlanır. Bu dönem kritik bir dönemdir. Görsel ve işitsel uyaranlarla beyin gelişimi desteklenmelidir. Farklı fotoğraflar gösterilmeli, müzik dinletilmeli, farklı sesler (hayvan sesi, su sesi vb) duyması sağlanmalı ve sürekli konuşulmalıdır.
  • Bebeğinizle konuşurken gözlerine bakıp göz teması kurun ve sık sık ismini söyleyin.
  • Çamaşır makinesi, fön makinesi, elektrik süpürgesi gibi sesleri bebeğinize dinletin. Bunları artık rahatlıkla internetten bulabiliyorsunuz. Bu sesler bebeğin anne karnında duyduğu seslere benzer. Bu sesleri dinlemek beyindeki sinaptik bağlantıları geliştirecektir. Ayrıca bebeğinizi sakinleştirecek ve uyumasını kolaylaştıracaktır.
  • Duyma ve görme duyularının gelişimi için farklı yüz ifadeleri yapıp değişik sesler çıkartın. Onun yüz ifadesini ve çıkarttığı sesleri taklit edin.

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Bebeklik Döneminde Üstün Zeka Nasıl Fark Edilebilir?

Üstün zekalı çocuklar bebekliklerinden itibaren fark edilebilirler. Davranış özellikleri bakımından belirli farklıları bulunmaktadır. Doğumu takip eden ilk aylardan itibaren aşağıda sıralanmış özellikleri ile kendilerini fark ettirirler.

  • Az uyuma (Normal kabul edilen uyku süresinden daha az uykuya ihtiyaçları vardır)
  • Aktiflik
  • Uzun dikkat süresi
  • Göz teması isteme (özellikle konuşurken)
  • Güçlü hafıza (Daha önce gördükleri birini hatırlama ona gülümseme şeklinde olabileceği gibi seyrek olarak gidilen bir oda yada mekanda daha önce ilgisini çeken nesnenin olduğu yere gitmek istemesi gibide olabilir)
  • Hızlı öğrenme (Herhangi bir şeyi bir kez görüp yaptıktan sonra ikinci kez yardıma ihtiyaç duymadan kendisinin yapabilmesi)

5 Mayıs 2015 Salı

Çocuğuma Zeka Testi Nerede Yaptırabilirim?

Çocuğundaki farklılıkları gözlemleyen ve üstün potansiyelli olduğunu düşünen ebeveynler bir süre sonra bunu bir uzmana onaylatmak yada görüşünü alma ihtiyacı içerisine girerler. Bu durumda da nereye ve kime başvurması gerektiği soruları ortaya çıkar.

Öncelikle RAM (Rehberlik ve Araştırma Merkezi) lara başvurmanızı öneririm. RAM nedir? Çocuğunuzla ilgili özel eğitim veya psikolojik danışmanlık yapan, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ücretsiz destek veren kurumlardır. Her semtin bağlı olduğu bir RAM bulunmaktadır. Çocuğunuz okul çağında ise gittiği okulun bulunduğu semtteki RAM'lar henüz okula başlamadıysa ikametgahınızın olduğu RAM'lar sizinle ilgilenirler.Çocuk henüz okula başlamadıysa anne veya babası RAM'a başvurup zeka testi talebinde bulunabilir. Çocuk okula gidiyorsa bu talebin öğretmenden gelmesini isteyebiliyorlar.

Bazı Devlet Hastanelerinin psikiyatri/nöroloji servisleri de bu hizmeti veriyorlar. En çok tercih edilenin Çapa Tıp Fakültesi olduğunu ancak randevu almanın da bir o kadar zor olduğunu söyleyebilirim.

Günümüzde zeka testi yapan bir çok kurum ve kuruluşun yanı sıra özel danışmanlık merkezleri de bulunmaktadır.

Ancak özel danışmanlık merkezlerinde yaptırılan testler devlet tarafından kabul edilmemektedir. Örneğin Bilseme başvuru yapacaksanız bu merkezlerden alınan sonuçlar kabul görmemektedir.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Look Look Oyunu

Zeka geliştirici aynı zamanda çok eğlenceli oyunlardan biri daha Look Look...

Görsel algı, matematik, renk ilişkisi, problem çözme, bağlantısal düşünme ve dikkat geliştirme özellikleri ile ön plana çıkan bu oyun eğlenirken öğretecektir. Oyundaki kartlar üzerindeki sevimli yaratıklar çocuğunuzun ilgisini çekecek dikkatli bakmasına ve odaklanmasına yardımcı olacaktır.

Oyun 68 adet karttan oluşuyor. Oyun sahasına 8 adet arkası değiştirilebilen kart ve 1 tanede look look kartı yerleştirilir. Look Look kartının üzerine meydan okuma kartları yerleştirilir. Sıra ile oyuncular bir kart çekerler. Kart herkese açıktır. Çıkan karta göre farklı çerçevelerdeki sevimli hayvanları bulma, farklı renkteki çerçevelerdeki toplama çıkartma işlemlerini yapma, şekilleri eşleştirme gibi konularda yarışılacak. Kazanan kartı alır ve sıradaki oyuncu ile devam eder.

2 ve daha fazla oyuncu ile oynayabileceğiniz bu oyunla çocuğunuzun hem zeka gelişimini destekleyecek hem eğleneceksiniz.

Yaş grubu 5+

İyi oyunlar...

3 Mayıs 2015 Pazar

Dünya Çocuklarının Okuduğu Kitap Serisi ... Çıtır Çıtır Felsefe

Dünya Çocuklarının okuduğu kitap serisi...

Çocuklarınıza hayatı, temel kavramları, yaşamın olumlu ve olumsuz yönlerini düşündürerek ve eğlendirerek anlatan bu seri ile hala tanışmadıysanız şimdi tam zamanı. Yirmi yedi kitaptan oluşan bu serinin ilk kitabı ülkemizde 2006 yılında basıldı.  O günden beridir hem çocuklar arasında sevilen kitaplar arasında yerini aldı hem de eğitmenler. Öğretmenlerin, anne ve babaların çocuklarına anlatırken örnekleme bulmakta sıkıntı yaşadığı bazı kavramları basit bir felsefe ile açıklıyor.

20 ye yakın ülkede yayınlanan kitap milyonlarla ifade edilen basımlara ulaştı.

Her kitapta farklı bir kavram çocuklara öğretilmeye çalışılıyor. Kitabı eğlenceli kılan kısım ise bir öğreti şeklinde değil hayattan kısa hikayeler, örnekler ve paylaşma şeklinde hazırlanmış olması.
Felsefe ile tanışmak için en kolay yol olarak hazırlanmış olan seri çocuğunuzun başucu kitapları arasında yerini alacaktır.

1 Mayıs 2015 Cuma

Üze Çocukları Hangi Kelimelerle Övmeliyiz ?

Hepimiz çocuklarımızı çok seviyoruz değil mi...  Ve onları severken onlara çeşitli sıfatlarda yakıştırıyoruz. Yakışıklı oğlum, güzel kızım, zeki çocuğum gibi bir çok sıfat ekliyoruz.
Peki bu benzetmeleri yapmak ne kadar doğru ?

''Stanford Üniversitesi'nden Prof. Carol Dweck çocuklarda övgü etkisini inceliyor. Ekibi ile beraber New York'ta beşinci sınıflardan iki ayrı gruba çok kolay problemler veriyorlar. Ve çocuklar problemleri çözmeyi başarınca, bir gruba ''Sen zeki olmalısın'' diğer gruba '' Sen çok çalışmış olmalısın'' şeklinde tek cümlelik övgüler iletiyor.

28 Nisan 2015 Salı

Çizim Teknikleri-Çocuklarda Hayal Gücü


Çocukların hayal gücünü arttırmak onları yazmaya teşvik etmek için hayal atölyesi isimli kitaplardan bahsetmiştik. Yine çocukların hayal gücünü arttırmak ama bu seferde resim yeteneklerini geliştirmek için hazırlanmış kitaplardan bahsetmek istedim.

27 Nisan 2015 Pazartesi

5+ Yaş Çocuklar İçin Oyunlar


Üstün Potansiyelli çocuklar için en büyük tehdit zekanın kullanılmaması ve giderek körelerek sıradanlaşmalarıdır. Zekalarını canlı tutmak için onlara hep bir uyaran verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde hırçınlaşacak ve mutsuzlaşacaktır. Çoğu çocuk zekasını aktaracak yada paylaşacak bir ortam oluşmadığı için içinde biriken enerjiyi yaramazlık yaparak, okulda ders dinlemeyerek, evde anne babaya hırçın davranarak atmaya çalışır.
Bu enerjilerini olumlu olarak yansıtmaları için biz bir çok farklı oyun arayışına giriştik. Bazılarını paylaşmak istedim.


Midilli kuyruğu; Bu oyunu genelde birkaç çocuk olduğunda bizde oyuna dahil olarak oynadık. Çok eğlenceli oluyor kesinlikle tavsiye ederim.

  • Büyük bir kağıda bir midilli resmi çizin, kabaca bir şekil olması yeterli.
  • Duvara çocukların boyunun hizasına asın.
  • Midilliye bir kuyruk hazırlamak gerekli. Bunun için evde kalmış yünlerden güzel bir kuyruk hazırlıyoruz. Ben şu şekilde yaptım, sandalyenin sırtına birkaç kez doladım, bir ucunu bağlayıp diğer ucunu keserek püskül haline getirdim.
  • Kuyruğun bağlı tarafına çift taraflı bantla doladım.
  • Oyuncular sırayla gözleri bağlı halde ellerindeki kuyruğu duvardaki midilliye yapıştırırlar. Kuyruk yerine en yakın yapıştırmak amaç tabiki. Her bir oyuncunun yapıştırdığı yer işaretlenir. En yakın noktaya kim yapıştırdıysa kazanır :-)


Çantama ne koysam; Bu oyunu çocuğun dil gelişimi ve kelime hazinesini arttırması yönünden de yararlı.
  • Çantama ne koysam diye oyun başlatılır. Oyunculardan biri, bir eşya ismi söyler. Örnek ; Bardak...
  • Sonra hep beraber onunla kafiyeli olacak kelimeler söylenmeye başlanır. Tabak, çardak, tarak....
  • Başka kelime bulunamadığında yeni bir eşya ismi söylenir ve bu kez de bu kelime ile kafiyeli sözcükler bulunur.
  • Bunu bir yarışmaya çevirmek isterseniz her kelime için 1 puan verebilirsiniz.


Dükkanda ne satılır ;  Bu oyunu seyahatlerinizde çocukları oyalamak içinde kullanabilirsiniz. 2 yada daha fazla oyuncu ile oynayabilirsiniz.

  • Oyunculardan biri bir dükkan adı seçer. Örneğin; Eczane, manav, kasap, pastahane, fırın....
  • Sorusunu sorar manav ne satar?
  • Diğerleri bir dakika içinde bu dükkanda satılan en az 5 şeyi bulmaya çalışır.

Değişik ve kolay oyunlarla çocuğumuzun gelişimine katkıda bulunmamız çok kolay.
Oyunlara biraz rekabet katmak isterseniz kaybedene minik cezalar uygulayabilirsiniz. Örneğin; İsmini gözün kapalı veya sol elinle yaz, bir fıkra anlat, tek ayak üzerinde zıpla, bir hayvan sesini taklit et, komik bir yüz ifadesi yap, saklanmış bir eşyayı bul gibi...
Bu cezaları küçük kağıtlara yapıp kaybedene bir torbanın içerisinden çektirebilirsiniz de.

İyi eğlenceler.

Bilmecelere  buradan ulaşabilirsiniz...
  • Bilmecelerin cevapları

24 Nisan 2015 Cuma

Hayal Atölyesi - Çocuklarda Hayal Gücü





Çocukların hayal gücü çoğu zaman harikadır, umut vericidir. Birde üstün potansiyelli çocuklarda ki hayal gücü inanılmazdır. Bizi hayrete düşürmekle kalmayıp bu sefer çok uçtun dedirttiği örneklerde az değildir. Ama hayal gücünün desteklenmesi gerektiği yaratıcılık ve sanatsal alanlarda buna ihtiyaç duyulduğunu da biliyoruz. Bu konuda pedagoglar ve eğitmenler çocuklarınıza destek olmanızı söylerler.
Bunun için ne yapabileceğimizi düşündüğümüz dönemde bu kitap türü ile karşılaştık ve çok beğendik. Çocuğun hayal etmesi, düşünmesi ve yaratıcılığını kullanması için hazırlanmıştı. İçindeki etkinlikler gerçekten yararlı ve çocuğu teşvik edici.

23 Nisan 2015 Perşembe

Deyimler ve Atasözleri

Bir dili tam olarak öğrendim demenin son noktasının o dilin deyim ve atasözlerini bilmek ve onlara hakim olmak olduğu söylenir. Ama asıl soru ana dilimizi ne kadar iyi kullanıyoruz ve kendi dilimizde ki deyim ve atasözlerine ne kadar hakimiz? Sandığımız kadar çok değil. Biz bunu kızımızla beraber keşfettik.
101 Deyim Öykü Tudem Yayınları

İlkokul birinci sınıfa başladığı gün öğretmeninin ilk istediği deyim ve atasözleri sözlüğü, Türkçe imla kılavuzu ve sözlük oldu. İşte o gün başladık deyim ve atasözü öğrenmeye. Başladık diyorum çünkü gerçekten şimdiye kadar hiç duymadığım atasözlerini ve deyimlerini duydum. Bu yaşa gelip de kızımdan yeni atasözleri öğreneceğimi hiç düşünmezdim.

22 Nisan 2015 Çarşamba

5. Sınıf Fen Projesi

 
Bizim zamanımızda ki dönem ödevlerinin adı artık Proje Ödevleri olmuş. Sadece adı değil içerikleri de değişmiş. Çok da iyi olmuş. Sizi bilmiyorum ama benim dönem ödevleri teslim tarihleri yaklaştı mı karnıma ağrılar girerdi. Hele ki el becerisi isteyen bir ödevde.

21 Nisan 2015 Salı

Akeelah and the Bee - Sözcüklerin Gücü






Yine çocuklarla izlenmesi gereken muhteşem bir film.  Akeelah doğal yetenekleri olan bir kızdır.
6 Yaşında babasını kaybetmesi ile, bu acıyı unutmak, kendini meşgul etmek için kelimeler ile ilgilenmeye başlar. En büyük yeteneği de sözcüklerle oynamaktır. Bu yeteneği Dr. Larabee  tarafından fark edilir. Uzun uğraşlardan sonra Akeelah'ı eyalet kodlama yarışmasına katılmaya ikna ederler. 

20 Nisan 2015 Pazartesi

Zeka Oyunları

Çocuklar oyunla öğrenir.  Pedagoglardan en çok duyduğumuz cümle bu sanırım. Ama çağımız ebeveynleri olarak her konuda seçiciyiz. Çocuklarımız oyun oynasınlar ama bu arada öğrensinler de istiyoruz. Ayrıca çok da fazla bilgisayar, tablet, psp gibi cihazlarla oynamalarını istemiyoruz.  Teknoloji içine doğmuş bu nesli bilgisayar oyunlarının dışına çekmek ise başlı başına bir olay. Eskiden çocuklar bir araya geldiklerinde bebekleri ile yada arabaları ile oynarlardı. Şimdi ise 2 çocuk yan yana geldiği anda  ya tabletlerini çıkartıp karşılıklı hiç konuşmadan oynuyorlar yada bilgisayar başına geçip ''hadi sıra bende'' demekten başka konuşmuyorlar.

Steve Jobs'un bir röportajını okumuştum. Gazeteci alacağı cevaptan emin olarak ''çocuklarınız I-pad e bayılıyor olmalılar diye sorar'' cevap ise çok şaşırtıcı ''Daha önce hiç kullanmadılar. Çocuklarımızın evdeki teknoloji kullanımını kısıtlıyoruz.''

16 Nisan 2015 Perşembe

Üstün Zekalı Çocukların Tanısı

Üstün zekalı çocukların tanısı ve parlak çocuklardan ayırt edilmesi konusunda bir çok araştırma ve yazı bulabilirseniz. Bunları toparladığımızda ortaya aslında belirgin farklılıklar çıkıyor. Önemli olan bunları tarafsız olarak iyi gözlemleyebilmek.
Tabi bu durumu belirleyen testlerde var. Bunlardan mutlaka yararlanılmalı. Ama öncesinde anne baba çocuğuna ilgili onun özellik ve yeteneklerine karşı dikkatli olmalı.
Özel çocuklar yazısında belirttiğim gibi bazen karar veremeyiz. Çocuğumuz gerçekten çok mu zeki yoksa biz anne baba olarak tarafsız olamıyor muyuz. Dikkat etmemiz gereken noktalar nelerdir?

Okul Öncesinde Üstün Zekalıların Tespiti için uzmanlar bir çok kriter belirlemişler. Bunları sıraladığımızda

15 Nisan 2015 Çarşamba

Vitus


VİTUS

Çoçuklarınızla beraber izlemeniz için harika bir film daha.  3 İdiots ilk filmimizdi çok eğlenceliydi ama Vitus bizi daha çok etkiledi. Sanırım gerçek bir hikaye olması nedeniyle.
 Isviçreli harika çocuk Teo Gheorghiu'nun hayatından uyarlanmış. Filmde Vitus'u farklı yaş gruplarında seyrediyoruz.12 yaşındaki halini Teo Gheorghiu kendisi oynamış.

Bilim Şenliği

Bilim Şenliği

Bilim Şenliği sitesini de takiplerinize eklemenizi öneririm. Bende zaman zaman bu siteden bilgileri paylaşacağım.  Çok ilgimi çeken bir yarışma ''Çocuk Gözü ile DNA''
Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen DNA Günü 2015 etkinlikleri kapsamında ilköğretim öğrencileri için düzenleniyor. Yarışmaya 6-13 yaş arasındaki çocuklar katılabiliyor.

14 Nisan 2015 Salı

Şiir -Sakarya - Necip Fazıl Kısakürek


Zekanın en önemli göstergelerinden birinin de ezber yeteneği olduğu sanırım tartışılmaz. Ezber konusunun eğitim sistemimiz içerisinde yanlış değerlendirildiğini düşünüyorum. Ezber, dersleri ezberlemek araştırmadan verileni kabul etmek değildir. Bu konu oldukça tartışılabilecek uzun uzun anlatılıp konuşulacak bir içerik barındırdığı için şimdilik buna değinmek istemiyorum.

 Ben ezberin doğru yerde değerlendirildiğine inandığım şiir konusuna gelmek istiyorum.
Kişinin her ruh halinde kendinden bir şeyler bulabileceği,  düşündürteceği, bazen hüzünlendireceği, bazen hayallere sürükleyeceği ama her durumda keyif alacağı şiirler.
Bazı insanlar tanıdım şiirden nefret ettiğini söyleyen, bazı insanlar gördüm hiç zevk almadığını anlatan. Onlar için çok üzüldüm. Şiirin tadına varamadıkları edebiyatın bu güzel yönü ile barışık olmadıkları için. Sonra neden sevmediklerini düşündüm. Genelde şiirle geç tanışmış  kişilerin şiiri sevemediklerini fark ettim. O zaman şöyle düşündük, kızım için ne zaman şiire başlamamız ve hangi şiirlerle başlamamız gerekiyordu?

13 Nisan 2015 Pazartesi

10-11 Yaş kitap önerisi -2-


Kayıp Kitaplıktaki İskelet

İki yazarın beraber bir kitap yazdığını düşünün, işte karşınızda Kayıp Kitaplıktaki İskelet.
Türk çocuk ve gençlik kitapları iki büyük yazarı Mavisel Yener ve Aytül Akal bir bayram tatilinde bu fikri oluşturuyorlar. Üstelik bir araya gelmeden sadece mailler aracılığıyla. İnternetin olumlu yönlerine bir örnek daha.  Benim kızıma bu kitabı seçmemde ki ilk neden iki yazarın tek kitap yazma fikrinin oldukça etkileyici gelmiş olmasıydı. İki kişinin tek bir kitap yazabilmesi için,  birbirlerini tamamlamaktan çekinmeyip, yeri geldiğinde birbirlerini eleştirip yeri geldiğinde takdir edebilecek olmaları gerekiyordu. Bu karaktere sahip kişilerin ortaklığından da muhteşem bir sonuç çıkması kaçınılmaz olacaktı.

12 Nisan 2015 Pazar

Sesli Kitap CD li Kitap

Çocuklar masallarla büyür. Oyuna olduğu kadar masallara da ihtiyaçları vardır. Masallarla hayal güçleri gelişir, farklı dünyaların kapılarını açarlar. Sadece çocuklar mı, bizlerde severiz masalları hikayeleri ve bunlardan çevrilmiş filmleri izlemeyi. Farklı düşünebilmeyi, büyük düşünebilmeyi öğretir masallar. Rüyalarımızı genişletir, ufkumuzu açar.

Hamileyken pedagog tavsiyesi ile masal okumaya başladım. Yüksek sesle. Bebeğimin de duyabilmesi için. Ama herkesten gizli yaptım bunu. Kimsenin benimle dalga geçmesini istemiyordum çünkü :-) İlk başlarda bana bile tuhaf geliyordu yaptığım şey. Birde insanlardan gelecek tepkilere hazır değildim. Ama kitap okuma alışkanlığı önemliydi benim için, büyüdüğünde bebeğimin de kitaplardan zevk almasını istiyordum. Bu yüzden vazgeçemezdim. Ya işe yararsa ya gerçekten anne karnında duyduğu masallar hikayeler onun kitap okuma alışkanlığı kazanmasına yardımcı olacaksa. Hamileliğin son 3 ayında sürekli okudum. Her gün düzenli olarak. Doğduktan sonrada devam ettim. Tabi artık saklayamıyordum, gizli gizli okusam bile yakalanıyordum :-)

İlk olarak annem tepki verdi.'' Napıyorsun kızım minicik bebek duymuyordur bile seni dedi''
Duyuyor anne o beni dedim devam ettim. Güldüler geçtiler. Bende güldüm yine devam ettim.

Sonra sesli kitapları keşfettim. İnternette çok fazla yoktu ama cd li olarak satılan kitaplar vardı.
Onlardan aldım. Artık uyurken de dinleyebiliyordu. Hep okudum, hep okuduk.  Eşimde alıştı benim bu huyuma. Okuyamadığım zaman o devir aldı nöbeti. O da okuyamadığında sesli kitaplar.

O dönemde Türkçeden ziyade İngilizce sesli kitaplar daha çoktu. Fark etmedi bizim için, İngilizcesini de dinlesin kulağı alışır diye düşündük. İlerleyen zamanda telaffuzunun güzelliği ile haklı çıkarttı bizi kızımız. 5 yaşına geldiğinde 40-50 sayfalık cd leri kitapları ezberlemişti. Hadi kızım bize hikaye anlat dediğimizde biz kitabı elimize alıyorduk o bir kelime bile atlamadan ezberden bize kitabı okuyordu.

Bir gün bize ''kaçıncı sayfadan başlıyayım'' diye sordu. Bir gün önce yarım kalmış meğer anlatırken. Bizde espri yaptığını düşünerek 6. sayfadan başla dedik.  Havada kitapların sayfalarını çevirir gibi bir hareket yaptı ve 6. sayfadan başladı anlatmaya. Çok şaşırmıştık tabi, hemen başka denemeler yaptık 8 den başla 15 den başla gibi. Hangi sayfayı söylerseniz o sayfadan anlatmaya başlıyordu. İnanılmazdı ama yapabiliyordu.

 CD ler çalarken çocukların resimleri takip edebilmeleri için her sayfa bitişinde cıngıl gibi bir ses verip diğer sayfaya geçtiğini bildiriyordu. Bu durumda dinleyende sayfayı takip edebiliyordu. İşte bu şekilde sayfa sayfa ezberlemiş meğerse.
Şimdiki dönemde ise çok daha şanslıyız. Pek çok siteden sesli masal dinleme şansımız var.

Sakıp Sabancı Müzesi çocuklar için 9 tane güzel masalı sitesine eklemiş. Tıklayın

Gönül rahatlığı ile çocuğunuza dinletebileceğiniz bir site olduğu için ekledim. İnternette bir çok site var ama ben önce kendiniz dinlemeden çocuklarınıza dinletmemenizi öneririm. Bu yüzden başka site eklemedim. Bizde bulunan kitaplardan da bazılarını görsellere ekledim. Merak ederseniz hangi yayınevinden nasıl temin ettiğimizi paylaşırım. Bol masallı günler dilerim....

11 Nisan 2015 Cumartesi

3 İdiots

Çocuklarınızla beraber izlemeniz için harika bir film.  Bollywood filmlerine ön yargılı yaklaşmayanlardansanız çok keyif alacaksınız. Hatta önyargılı bile olsanız çocuğunuzun kahkahaları ile tüm önyargıyı unutacağınıza inanıyorum. Eşimle biz tavsiye üzerine bu filmi 2010 yılında seyretmiştik. İlk seyrettiğimizde de çok eğlenmiştik ve filmi beğenmiştik.

 Sonra 2013 yılında kızımın öğretmeni tarafından beraber seyretmemiz için önerilen filmlerden biri olarak karşımıza çıktı. Bu sefer hep beraber seyrettik.  Çocuk, acaba filmi anlar mı anlamaz mı keyif alır mı almaz mı şeklinde ki endişelerimiz ilk 20 dakika içerisinde gitmişti. Salonumuz kahkahadan çınlıyordu.  Biz daha önce seyretmiştik ancak kızımın kahkahalarına katılmamak imkansızdı. Oldukça uzun bir film olmasına rağmen (3 saate yakın) hiç sıkılmadan izledi. Konsantrasyonu hiç bozulmadı. Tabi filmi izlediğimiz sırada 9 yaşındaydı çok da küçük sayılmazdı. Ayrıca sinema, film ve televizyon gibi kavramlar en sevdiklerinin arasında olduğu için sıkılmaması normaldi sanırım. :-)

10 Nisan 2015 Cuma

Üze Çocukların yeteneklerinin ve ilgi alanlarının keşfedilmesi -2-


Yetenek gelişiminin ve desteklenmesinin önemini kısaca anlatamayacağımızı düşündüm. 1.kısım linki (http://ustunzekalicocuklarvar.blogspot.com.tr/2015/04/uze-cocuklarn-yeteneklerinin-ve-ilgi.html) Ayrıca bizim kendi çocuğumuz da yaptığımız, yapmaya çalıştığımız destekleme çalışmalarımızı paylaşmak istedim. Her yeteneği keşfetmenin ve ortaya çıkarmanın çok da kolay olmadığını biliyoruz. Bunun nedeni de Üze çocuklarda görülen maymun iştahlılık da diye tabir edebileceğimiz her şeyi yapma ama çabuk sıkılma hevesi.
Bazen biz anne babaların bazen de eğitimcilerin yaptığı bir hatanın sonucunda çocuk ne istediğini bilemez hale gelebiliyor. Zaten onun içerisinde bitmek tükenmek bilmeyen bir merak ve öğrenme isteği var. Yetişkinler tarafından kendisine sunulan her tür bilgi, materyal, kitap, ilgi alanlarını çabucak tüketmeye çalışmak en önemli özellikleri. Ne kadar hızlı verirseniz o kadar çabuk sıkılıp aynı hızla istemediklerine karar verebiliyorlar.
Sadece yeteneğinin olması da tek başına yeterli hale gelmiyor. Çünkü istemesi de gerekiyor. Meğer ki yeteneğinin olduğu konuda çok sıkıştırıldığını üzerine gidildiğini fark etsin hemen kendini geri çekip yapmak istemediğine karar verebiliyor. Biz zaman zaman bu sıkıntıyı yaşadık. Hatamızı fark edip çeşitli önlemler almaya çalıştık. Bazen önlem almakta geç kaldığımız durumlar oldu.
Bunun için de çok sıkılmasına izin vermeden ilgilenebileceği konuları keşfetmek adına kendimizce bir yöntem belirledik. Belirli zaman aralıkları ile (konuya göre değişebiliyordu) değişik konuları incelemeye başladık. Bizimkilere örnek vermek gerekirse ; Amazon Ormanları, Yunan Mitolojisi, Dünyamız, böcekler, tarih, uzay ve gökyüzü, vahşi hayvanlar, iskelet sistemi vb...