Sizde Paylaşın

Bu bloğu kurmaktaki amacım birikimlerimizi öğrendiklerimizi paylaşarak çocuklarımızı daha ileriye taşımak. Sizinde paylaşmak istediğiniz bilgiler, oyunlar, kitaplar en önemlisi çocuğunuzla yaşadığınız hoş anılarınız varsa ustuncocuklar@gmail.com adresine gönderin sizin adınızla bu sayfada yayınlayalım. Bilgiler paylaştıkca artar.

25 Mayıs 2015 Pazartesi

SADAKO Kağıttan Bin Turna Kuşu

Benim düşünceme göre yazılmış en güzel çocuk kitaplarından bir tanesi. Ama bu kitabı tavsiye edip etmemek konusunda kısa bir tereddüt yaşadığımı itiraf etmeliyim. Hem çok güzel bir kitap olduğunu söyleyip hem de neden tereddüt ettiğimi sorarsanız, kitabın sonuna geldiğinde kızımın ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce acaba yanlış mı yaptım bu kitabı ona okutmakla diye düşündüm.

Banyoya yüzünü yıkamaya gidiyordu bende arkasından gittim. Kitap nasıldı diye çekine çekine sordum. Keşke bu kitabı okumasaydım anne, cevabına hazırlamıştım kendimi. O ise burnunu çeke çeke, çok güzeldi, çok beğendim , savaş çok korkunç bir şey, çocuklar bu şekilde acı çekmemeli dedi.

O anda tereddüdüm geçti. Evet bu kitabı çocuklar  mutlaka okumalıydı.



Kitap, 2. Dünya Savaşı'nda Japonya'ya atılan atom bombaları sonucu hastalanan bir kız çocuğu Sadako'nun hikayesi. Bilindiği üzere, bu atom bombaları binlerce kişinin ölümüne veya sakat kalmasına sebep olmuştu. Ama asıl sonuçlar on yıl sonra etkisini göstermeye başlamıştı.  Radyasyon sonucu bir çok çocuk sakat yada hasta olarak doğmuştu.
Sadako da bu çocuklardan biriydi. Okulun atletizm takımının yıldızı olan Sadako, canlı, neşeli ve mutlu bir çocuktu. Günün birinde ağrılar ve acılar çekmeye başladı. Kısa bir süre sonrada teşhisi konmuştu. Lösemiydi.
Japon geleneğine göre kağıttan bin turna kuşu yapan herkesin dileği kabul oluyordu. Ümidini asla yitirmeyen küçük kız, kağıttan turna kuşlarını yapmaya başlamıştı.
Kitap, çocuklara sahip oldukları umut ve cesaretin kendi içlerinde saklı olduğunu gösteren duygusal bir hikaye. Hayatlarında iz bırakacak kitaplardan.


Kanadalı yazar Eleanor Coerr, 1963 yılında Hiroşima'ya yaptığı gezi sırasında dinlediği ve okuduğu atom bombası hikayelerinden çok etkilenir. Şehrin ortasındaki Barış Parkında Sadako'ya adanmış binlerce kağıt turna ile süslü bir anıtın olduğunu görür. Hatırasına barış heykeli dikilmiş kızın hikayesinden çok etkilenir ve sarsılır. Kitap ilk olarak 1977 yılında Amerika'da basılır. Kısa sürede milyonlar satar. Turna kuşu katlamanın, dünya çocukları için barışın simgesi haline gelmesi ise uzun sürmez.
Coerr kitabı yazma gerekçesini ise şu sözlerle açıklamış;
'' İnsanlara Hiroşima'da iki yüz bin kişinin öldüğünü söylemek, küçük bir kızın öyküsünü anlatmak kadar etkili değil''


Kitabın en sonunda ise Japon Origami sanatının güzelliği ile kağıttan turna kuşunun nasıl yapıldığı görsellerle anlatılmış. Uzun bir yaşamı ve iyi şansı simgeleyen bu figür en popüler origami şekli olmuş.
İçinizde ki tüm güzel duyguları hareketlendiren bu kitap çocuklarınıza da çok şey katacaktır.


Kitap: SADAKO ve Kağıttan Bin Turna Kuşu
Yazar: Eleanor Coerr
Yayınevi: Beyaz Balina Yayınları
Sayfa Sayısı: 92

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Üze Çocukların Yeteneklerinin ve İlgi Alanlarının Keşfedilmesi -3-

Bu yazıdan önce yayınladığım iki makalede (1. ve 2.)  bahsettiğim gibi, üstün zekalı ve üstün potansiyelli çocukların yeteneklerini ortaya çıkarmak  her zaman çok kolay olmayabiliyor. Bazen deneme yanılma yoluna gidilebilir. Bir çok şeyi deneyerek çocuğun hangisine yeteneği olduğu en önemlisi de hangisini yapmaktan zevk aldığını anlamaya çalışabilirsiniz. Bu da bir yöntemdir.

Biz de zaman zaman bu yöntemi uygulamak istedik. Ama bizde genelde kızım istediklerini bilen yapmak istemediği şeylere karşı tamamen kapalı olan bir tutum izlediği için bu yöntemde zorlandık.
Denemek yerine yapanları gözlemlemeyi ve kendisine uygun olup olmadığına karar vermeyi tercih etti. Bazen ısrar ettim sadece gözlemlemenin yeterli olamayacağı durumlar olduğunu denemesi ve kendisine uygun olup olmadığına o şekilde karar vermesini istedim. Ancak benim ısrarımla denese bile hemen hemen her zaman istemediği şeklinde  ön yargı oluşturduğu  için olumsuz yanıt verdi.

Bazen haklı olduğunu düşündüm... Neyi isteyip neyi istemediğine ben onun yerine karar vermemeliydim. Anne baba olarak çocuğumuz için doğru olanı bildiğimize inandığımız zamanlar vardır. Doğru bildiklerimizi öğretmeyi, çocuğun hayatını kısıtlamadan yada onun yerine seçmeden uygulamayı her zaman başarabiliyor muyuz?
Deniyoruz tabi. Müzik aleti seçiminde olduğu gibi...

Üstün zekalı ve üstün potansiyelli çocukların yeteneklerinin açığa çıkarılması konusu olduğunda mutlaka bir müzik aleti işin içine giriyor. Zaman zaman televizyonlarda ve gazetelerde okuduğumuz ''5 yaşında dahi çocuk piyano çalıyor '' haberleri ile karşılaşıyoruz. Tabi her Üze çocuğun bir enstrüman çalması gerekmiyor. Ama ya yeteneği varsa kısmı akla geliyor. Yine ilk akla gelen müzik aleti piyano oluyor. Araştırmalar, özel dersler, çalışmalar devreye giriyor.

Bizde kızımız 5,5 yaşındayken piyano derslerine başladık. Kesinlikle bir müzik dâhisi değildi onu  anlamıştık. Yani ilk 1 ayda  hemen Mozart çalmaya başlayamamıştık :-) Ama piyano çalmayı seviyordu derslere keyifle gidiyordu. Yaklaşık 1 sene kadar bu derslere devam ettik.

Derken ilk okula başladı, okulda da müzik dersi için müzik aleti seçmesi gerekiyordu.4yıl boyunca müzik derslerine bu enstrüman  ile devam edeceklerdi. Öğretmenler okul açıldığında bu bilgiyi vermişlerdi okul açıldıktan en geç 2 hafta içerisinde de hangi çocuğun hangi enstrümanı çalacağı belirlenecekti. Biz bu konuda düşünmedik bile zaten piyano çalıyordu piyanoya devam edecekti.
Okulun ikinci haftasıydı kızım okuldan öğretmeninin cep telefonundan beni aradı. Oldukça heyecanlıydı hatta konuşurken heyecandan kelimeleri yutuyordu.
''Anne ben enstrümanımı buldum '' diye bağırıyordu. İlk önce anlam veremedim söylemek istediğine. Sonra müzik dersinde yapacakları enstrüman seçimi aklıma geldi ''evet kızım seçtin mi müzik aletini bir sorun oldu mu piyanoda dedim''. Piyano talebi çok yoğun olduğu için bazen sınıflar çok kalabalık oluyor ve öğretmenler çocukları deneyerek bu sayıyı azaltıyorlardı. Ama nasılsa sorun olmaz 1 senedir piyano çalıyordu.

''Hayır anne benim enstrümanım keman, ben keman çalmak istediğimi anladım. Harika bir sesi var. Kemana bayıldım.'' dedi.  İlk şaşkınlıktan sonra kızım napıyorsun sen piyanoyu 1 senedir çok ilerlettin keman nerden çıktı. 2 gün sonra vazgeçilecek bir şey değil bu seçtikten sonra ilkokul boyunca bu aleti çalacaksın desemde, bizimki kararını vermişti. ''Ben keman çalacağım'' dedi ve telefonu öğretmenine verdi. Kısa bir konuşmada onunla yaptık. Akşama konuşuruz belki aklı başına gelir diyip telefonu kapattım.

Aradan 5 sene geçti kızım kemanına hala tutkuyla bağlı....
Biz onun için iyi olacağını düşündüğümüz şeyi ona direttik ama o yapmak istediğini biliyordu. Kesinlikle taviz vermedi. Keman piyanoya göre çalınması çok zor bir alet olmasına  hatta yaylı çalgılar içinde en zoru olmasına rağmen, hiç bıkmadı. Bıkmıyor...
O gün piyano bizim için bitmişti.( Fenada olmadı sanırım, en azından eve piyano almak zorunda kalmadık :-))
Bazen yolunu bulmasına izin vermemiz gerektiğini, bizim yapmak isteyipte yapamadıklarımızı ona yaptırtmaya çalışmamamız gerektiğini bu şekilde bize öğretmekten hiç yorulmadı.  Ama biz de değişik öneriler bulup ona sunmaktan hala vazgeçmiyoruz :-)
Bu şekilde yol alındığını iki tarafta anlıyor sanırım...


15 Mayıs 2015 Cuma

5+ Yaş Çocuklar İçin Oyunlar


5+ Yaş Çocuklar İçin Oyunlara bu sefer düşündürücü bir kaç bilmece eklemek istedim. Bilmecelere merak genelde 5-6 yaş arasında başlayıp. Hadi bir tane daha sor diyerek uzun yıllar devam ediyor :-)

Uzmanların zeka geliştirici olarak önerdiği bilmeceler çocuğun hem merak duygusunu arttırıp hem de düşünmesini sağlıyor.  Eğlenceli bulduğum bir kaç tanesini paylaşmak istedim. Çocuklarınızdan alacağınız cevaplar sizi çok şaşırtıp aynı zamanda eğlendirebilir. Amaç her zaman doğru cevabı bulması değildir önemli olan hayal gücünün nereye kadar gidebildiğini görmek :-)

Hadi Bakalım, çocuklardan önce çözmeye başlayalım ....


Asansörden merdivene : Bir adam, bir binanın 10.katında oturuyormuş. Her gün işten dönerken asansöre biniyor, 8.kata kadar çıkıyor, asansörden iniyor, sonra 10. kata kadar merdivenden çıkıyormuş. Oysa asansör gayet iyi çalışıyor ve 10. kata kadar çıkabiliyormuş. Peki, bu adam niye böyle yapıyormuş.

Parola: Bir müzenin girişindeki görevli, ziyaretçilere soru sorar. Yalnızca doğru cevap verenler içeri girebilecektir. Adamın biri sıra kendisine gelmeden önce diğerlerinin cevaplarını dinlemeye karar verir.

Görevli, 1. sıradaki kişiye,
-iki, der.
-Üç, diye cevap verir ziyaretçi ve girer.

Görevli, 2.kişiye dönüp,
-Üç, der.
-İki, diye cevap verir ikinci ziyaretçi ve içeri girer.

Görevli, 3.sıradakine,
-Dört, der.
-Dört, diyerek geçer adam.

Sıra, kenardan dinleyen adama gelir.
-Beş , der görevli.
-Altı, diye cevap verir adam, kendinden emin.
Ama görevli, adamın içeri girmesine izin vermez.
Cevabı Yanlıştır.
Neden? Cevap ne olmalıydı?

Köprüyü Geçen Adam: 98 kiloluk bir adam varmış. Bu adam elinde 1'er kiloluk 3 poşet taşıyormuş. Köprünün girişinde, ''Bu köprünün taşıyacağı maksimum ağırlık 100 kg'dır'' yazıyormuş. Adamın acelesi varmış ve köprüden bir kerede geçmek istiyormuş. Bu adam, elindeki üç poşetle birlikte köprüyü bir seferde nasıl geçer?

Bekçinin Rüyası: Büyük bir sanayici, uçakla yurt dışına gidecekmiş. Ama gitmeden önce fabrikasına uğrayıp her şey yolunda mı diye kontrol etmek istemiş. Gece bekçisi, fabrikada her şeyin yolunda olduğunu ama bir sıkıntısı olduğunu söylemiş. ''Az önce bir rüya gördüm, sizin bindiğiniz uçak havada patlıyordu.'' demiş. Bekçinin sözleri adamı tedirgin etmiş ve adam uçağa binmemiş. Ertesi gün haberlerden o uçağın patladığını ve kimsenin kurtulamadığını öğrenmiş.
Bekçiye teşekkür etmek için büyük bir miktar para verdikten sonra onu kovmuş. Neden?


Cevaplara hemen bakmamanızı öneririm :)


12 Mayıs 2015 Salı

Çocuklar İçin Shakespeare ile Felfese - Atinalı Timon

Kitabın başlığı rafların arasından hemen dikkatimi çekti '' Çocuklar için Felsefe''. Ne kadar harika diye düşündüm, felsefe ile bu kadar erken tanışılması fikri beni heyecanlandırdı.  Çocuklar neden felsefe ile bu kadar erken tanışmalı? Çocuklar için faydaları neler? Ne gibi kazanımlar elde ederler?

Bu sorular kitabın hemen arkasında yanıtlanmıştı.
'' a- Çocuklarda kendine güven duygusu yaratır ve çocukların kendilerinden gurur duymalarını sağlar.Çocuk birey kabullenişinin farkına varır.
   b- Eleştirel düşünme ve düşünme becerilerini üst düzeyde tutar. Çocuklar yeni, yaratıcı fikirler üretmekten ve öne sürmekten çekinmez.

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Bebeklerin Zekası Nasıl Geliştirilir?

Zeka, zihnin öğrenme, öğrenilenden yararlanma, soyut ve somut nesneler arasındaki ilişkiyi kavrayabilme, muhakeme edebilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları bulabilme yeteneğidir.

Bebeklik döneminde üstün zeka nasıl fark edilir  yazısında değindiğimiz gibi zekanın bir kısmı öğrenmeye dayalıdır. Bebeklerin var olan zekasını geliştirmek ve arttırmak için neler yapılabilir?

  • Yapılan araştırmalara göre anne sütü ile beslenen bebeklerin IQ su mama ile beslenen bebeklere göre daha yüksektir.
  • Kaliteli ve kesintisiz uyku bebeğin fiziksel gelişimi için yararlı olduğu kadar zihinsel gelişimi için de yararlıdır.
  • Anneanne babaanne yada bakıcı tarafından büyütülmek yerine annesi tarafından bakılan anne sevgisini ile yetiştirilen bebeklerin IQ larının daha yüksek olduğu görülmüştür.
  • Yine aynı şekilde annesi tarafından büyütülen bebeklerde dikkat dağınıklığı daha az görülmektedir.
  • Bebeklik döneminde çok fazla televizyon seyrettirilen bebekler otizm, zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği gibi sorunlar yaşarlar. Televizyonda hızla değişen görüntüler bebeğin beynine çok fazla uyaran göndermektedir. Büyüdüklerinde bu çocuklar kitaplardan zevk almamaktadırlar. Hızlı görsel değişiklik olmaması nedeni ile kitaplar onlara sıkıcı gelmektedir. Okul hayatında başarılı  olamamaktadırlar.
  • Beyin gelişiminin %80 i 0-3 yaş arasında tamamlanır. Bu dönem kritik bir dönemdir. Görsel ve işitsel uyaranlarla beyin gelişimi desteklenmelidir. Farklı fotoğraflar gösterilmeli, müzik dinletilmeli, farklı sesler (hayvan sesi, su sesi vb) duyması sağlanmalı ve sürekli konuşulmalıdır.
  • Bebeğinizle konuşurken gözlerine bakıp göz teması kurun ve sık sık ismini söyleyin.
  • Çamaşır makinesi, fön makinesi, elektrik süpürgesi gibi sesleri bebeğinize dinletin. Bunları artık rahatlıkla internetten bulabiliyorsunuz. Bu sesler bebeğin anne karnında duyduğu seslere benzer. Bu sesleri dinlemek beyindeki sinaptik bağlantıları geliştirecektir. Ayrıca bebeğinizi sakinleştirecek ve uyumasını kolaylaştıracaktır.
  • Duyma ve görme duyularının gelişimi için farklı yüz ifadeleri yapıp değişik sesler çıkartın. Onun yüz ifadesini ve çıkarttığı sesleri taklit edin.

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Bebeklik Döneminde Üstün Zeka Nasıl Fark Edilebilir?

Üstün zekalı çocuklar bebekliklerinden itibaren fark edilebilirler. Davranış özellikleri bakımından belirli farklıları bulunmaktadır. Doğumu takip eden ilk aylardan itibaren aşağıda sıralanmış özellikleri ile kendilerini fark ettirirler.

  • Az uyuma (Normal kabul edilen uyku süresinden daha az uykuya ihtiyaçları vardır)
  • Aktiflik
  • Uzun dikkat süresi
  • Göz teması isteme (özellikle konuşurken)
  • Güçlü hafıza (Daha önce gördükleri birini hatırlama ona gülümseme şeklinde olabileceği gibi seyrek olarak gidilen bir oda yada mekanda daha önce ilgisini çeken nesnenin olduğu yere gitmek istemesi gibide olabilir)
  • Hızlı öğrenme (Herhangi bir şeyi bir kez görüp yaptıktan sonra ikinci kez yardıma ihtiyaç duymadan kendisinin yapabilmesi)

5 Mayıs 2015 Salı

Çocuğuma Zeka Testi Nerede Yaptırabilirim?

Çocuğundaki farklılıkları gözlemleyen ve üstün potansiyelli olduğunu düşünen ebeveynler bir süre sonra bunu bir uzmana onaylatmak yada görüşünü alma ihtiyacı içerisine girerler. Bu durumda da nereye ve kime başvurması gerektiği soruları ortaya çıkar.

Öncelikle RAM (Rehberlik ve Araştırma Merkezi) lara başvurmanızı öneririm. RAM nedir? Çocuğunuzla ilgili özel eğitim veya psikolojik danışmanlık yapan, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ücretsiz destek veren kurumlardır. Her semtin bağlı olduğu bir RAM bulunmaktadır. Çocuğunuz okul çağında ise gittiği okulun bulunduğu semtteki RAM'lar henüz okula başlamadıysa ikametgahınızın olduğu RAM'lar sizinle ilgilenirler.Çocuk henüz okula başlamadıysa anne veya babası RAM'a başvurup zeka testi talebinde bulunabilir. Çocuk okula gidiyorsa bu talebin öğretmenden gelmesini isteyebiliyorlar.

Bazı Devlet Hastanelerinin psikiyatri/nöroloji servisleri de bu hizmeti veriyorlar. En çok tercih edilenin Çapa Tıp Fakültesi olduğunu ancak randevu almanın da bir o kadar zor olduğunu söyleyebilirim.

Günümüzde zeka testi yapan bir çok kurum ve kuruluşun yanı sıra özel danışmanlık merkezleri de bulunmaktadır.

Ancak özel danışmanlık merkezlerinde yaptırılan testler devlet tarafından kabul edilmemektedir. Örneğin Bilseme başvuru yapacaksanız bu merkezlerden alınan sonuçlar kabul görmemektedir.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Look Look Oyunu

Zeka geliştirici aynı zamanda çok eğlenceli oyunlardan biri daha Look Look...

Görsel algı, matematik, renk ilişkisi, problem çözme, bağlantısal düşünme ve dikkat geliştirme özellikleri ile ön plana çıkan bu oyun eğlenirken öğretecektir. Oyundaki kartlar üzerindeki sevimli yaratıklar çocuğunuzun ilgisini çekecek dikkatli bakmasına ve odaklanmasına yardımcı olacaktır.

Oyun 68 adet karttan oluşuyor. Oyun sahasına 8 adet arkası değiştirilebilen kart ve 1 tanede look look kartı yerleştirilir. Look Look kartının üzerine meydan okuma kartları yerleştirilir. Sıra ile oyuncular bir kart çekerler. Kart herkese açıktır. Çıkan karta göre farklı çerçevelerdeki sevimli hayvanları bulma, farklı renkteki çerçevelerdeki toplama çıkartma işlemlerini yapma, şekilleri eşleştirme gibi konularda yarışılacak. Kazanan kartı alır ve sıradaki oyuncu ile devam eder.

2 ve daha fazla oyuncu ile oynayabileceğiniz bu oyunla çocuğunuzun hem zeka gelişimini destekleyecek hem eğleneceksiniz.

Yaş grubu 5+

İyi oyunlar...

3 Mayıs 2015 Pazar

Dünya Çocuklarının Okuduğu Kitap Serisi ... Çıtır Çıtır Felsefe

Dünya Çocuklarının okuduğu kitap serisi...

Çocuklarınıza hayatı, temel kavramları, yaşamın olumlu ve olumsuz yönlerini düşündürerek ve eğlendirerek anlatan bu seri ile hala tanışmadıysanız şimdi tam zamanı. Yirmi yedi kitaptan oluşan bu serinin ilk kitabı ülkemizde 2006 yılında basıldı.  O günden beridir hem çocuklar arasında sevilen kitaplar arasında yerini aldı hem de eğitmenler. Öğretmenlerin, anne ve babaların çocuklarına anlatırken örnekleme bulmakta sıkıntı yaşadığı bazı kavramları basit bir felsefe ile açıklıyor.

20 ye yakın ülkede yayınlanan kitap milyonlarla ifade edilen basımlara ulaştı.

Her kitapta farklı bir kavram çocuklara öğretilmeye çalışılıyor. Kitabı eğlenceli kılan kısım ise bir öğreti şeklinde değil hayattan kısa hikayeler, örnekler ve paylaşma şeklinde hazırlanmış olması.
Felsefe ile tanışmak için en kolay yol olarak hazırlanmış olan seri çocuğunuzun başucu kitapları arasında yerini alacaktır.

1 Mayıs 2015 Cuma

Üze Çocukları Hangi Kelimelerle Övmeliyiz ?

Hepimiz çocuklarımızı çok seviyoruz değil mi...  Ve onları severken onlara çeşitli sıfatlarda yakıştırıyoruz. Yakışıklı oğlum, güzel kızım, zeki çocuğum gibi bir çok sıfat ekliyoruz.
Peki bu benzetmeleri yapmak ne kadar doğru ?

''Stanford Üniversitesi'nden Prof. Carol Dweck çocuklarda övgü etkisini inceliyor. Ekibi ile beraber New York'ta beşinci sınıflardan iki ayrı gruba çok kolay problemler veriyorlar. Ve çocuklar problemleri çözmeyi başarınca, bir gruba ''Sen zeki olmalısın'' diğer gruba '' Sen çok çalışmış olmalısın'' şeklinde tek cümlelik övgüler iletiyor.