23 Nisan 2015 Perşembe

Deyimler ve Atasözleri

Bir dili tam olarak öğrendim demenin son noktasının o dilin deyim ve atasözlerini bilmek ve onlara hakim olmak olduğu söylenir. Ama asıl soru ana dilimizi ne kadar iyi kullanıyoruz ve kendi dilimizde ki deyim ve atasözlerine ne kadar hakimiz? Sandığımız kadar çok değil. Biz bunu kızımızla beraber keşfettik.
101 Deyim Öykü Tudem Yayınları

İlkokul birinci sınıfa başladığı gün öğretmeninin ilk istediği deyim ve atasözleri sözlüğü, Türkçe imla kılavuzu ve sözlük oldu. İşte o gün başladık deyim ve atasözü öğrenmeye. Başladık diyorum çünkü gerçekten şimdiye kadar hiç duymadığım atasözlerini ve deyimlerini duydum. Bu yaşa gelip de kızımdan yeni atasözleri öğreneceğimi hiç düşünmezdim.

 Ama öğretmenimiz bu konuyu çok ciddiye alıyordu. Üstün potansiyelli/ üstün zekalı çocuklarda dil kullanımın zaten çok özenli ve düzgün olduğunu bu konuya eğilerek olanı ön plana çıkartmanın çocuğa katacaklarından bahsediyordu.  Sadece deyim ve atasözü sözlüğü almakla kalmamıştık. Zaman içerisinde  bir çok kitapta almıştık.  Bu konuda bu yaş grupları için yazılmış bu kadar çok ve çeşitli kitap olacağını söyleseler inanmazdım. Bizzat hepsini satın aldığımız için artık olduklarını biliyorum.
Deyimler ve Öyküler 7 kitap


Deyim ve Atasözlerini iyi bilmesi ve onları yerli yerinde kullanması ona neler kattı diye sorulduğunda,  ilk olarak konuşurken dilini çok zenginleştirdiğini söyleyebilirim. Yerli yerinde kullanılan deyim ve atasözleri kadar dili güzelleştiren bir konuşma tarzı düşünemiyorum. Özellikle çocuk yaşlarda bu durum hem dikkat çekici hem de kulak okşayıcı bir hal alıyor. Dilimizin güzel kullanılması aynı zamanda memnuniyet hislerini de uyandırıyor.
 Bizlerin zamanında ki idealist öğretmenlerin söylediği ''dilimizi güzel kullanmalıyız, öz Türkçe konuşmalıyız '' sözleri sizlerin de hala kulaklarınız da çınlıyor mu?''Dilini kaybeden milletler her şeyini kaybetmiş demektir '' şeklinde bize verilmiş olan zihniyet artık çok mu uzakta?
Çok uzakta ya da çok geç olmaması bizim elimizde. Bu öğretilerle yetiştirilmiş bir nesil olarak çocuklarımıza Türkçemizin güzelliğini öğretmek onların üstün potansiyellerinden yararlanarak dilimize sahip çıkmak bizlerin elinde. Üstün zekalı ve üstün potansiyelli olan çocuklarımızı asla hafife almamak ve onların doğuştan sahip olduğu bu yetenekleri ön plana çıkartarak toplum için faydalı bireyler olarak yetiştirmek için her türlü kaynağı kullanmalıyız. Bireysel çabalarımızı küçümsemeyip bunların zaman içinde birikerek toplumsal gelişmelere de ön ayak olacağını unutmayalım.

Çocuklarımıza deyim ve atasözlerinden başlayarak Türkçemizi en iyi şekilde öğretelim.
Tüm Çocukların
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder