Sizde Paylaşın

Bu bloğu kurmaktaki amacım birikimlerimizi öğrendiklerimizi paylaşarak çocuklarımızı daha ileriye taşımak. Sizinde paylaşmak istediğiniz bilgiler, oyunlar, kitaplar en önemlisi çocuğunuzla yaşadığınız hoş anılarınız varsa ustuncocuklar@gmail.com adresine gönderin sizin adınızla bu sayfada yayınlayalım. Bilgiler paylaştıkca artar.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Zeka Oyunları

Çocuklar oyunla öğrenir.  Pedagoglardan en çok duyduğumuz cümle bu sanırım. Ama çağımız ebeveynleri olarak her konuda seçiciyiz. Çocuklarımız oyun oynasınlar ama bu arada öğrensinler de istiyoruz. Ayrıca çok da fazla bilgisayar, tablet, psp gibi cihazlarla oynamalarını istemiyoruz.  Teknoloji içine doğmuş bu nesli bilgisayar oyunlarının dışına çekmek ise başlı başına bir olay. Eskiden çocuklar bir araya geldiklerinde bebekleri ile yada arabaları ile oynarlardı. Şimdi ise 2 çocuk yan yana geldiği anda  ya tabletlerini çıkartıp karşılıklı hiç konuşmadan oynuyorlar yada bilgisayar başına geçip ''hadi sıra bende'' demekten başka konuşmuyorlar.

Steve Jobs'un bir röportajını okumuştum. Gazeteci alacağı cevaptan emin olarak ''çocuklarınız I-pad e bayılıyor olmalılar diye sorar'' cevap ise çok şaşırtıcı ''Daha önce hiç kullanmadılar. Çocuklarımızın evdeki teknoloji kullanımını kısıtlıyoruz.''

Blogger, Twitter ve Medium’un kurucularındanEvan Williams  ve eşi Sara Williams ise iki küçük çocuğunun iPad yerine ne zaman isterlerse alıp okuyabilecekleri yüzlerce kitabı (evet gerçek kitaplar) olduğunu söylüyor.
Birçok teknoloji Ceo su bu konuda aynı fikirde. Çocuklarının hafta içi okul günlerinde bu tip cihazları kullanmalarına izin vermediklerini söylüyorlar. Akıllı telefonlara da 14 yaşından sonra izin verdiklerini.
Ya Silikon Vadisi Yöneticilerinin çocuklarının gittiği okula ne demeli?
New York Times'ta yayınlanan makaleye göre Silikon Vadisi Yöneticilerinin (E Bay, Google, Apple, Yahoo ve Hewlett-Packard gibi teknoloji devlerinin) çocuklarının gittiği okul tamamen teknolojiden arındırılmış. Bu okulda hiç teknoloji yok. Akıllı tahta yerine eski kara tahtalar tebeşirler var.
Örgü, dikiş malzemeleri iğne bazen de çamur. Bunun dışında bolca oyun odaklı öğrenme ve hikaye anlatma var.

Uzmanlarda teknolojik ürünlerin özellikle 2-10 yaş arasında bağımlılık yaptığını belirtiyorlar. Sizi bilmem ama benim çevremde ki örnekler genelde yemek yemeği ret eden 0-3 yaş aralığındaki çocuklara televizyon açılır, 2 yaşından itibaren de azıcık huysuzluk yapan yada annesi konuşurken bir şey isteyen çocuğun eline I pad tutuşturulur. Bu örnekleri gördüğüm zaman  kendimi tutmaya müdahale etmemeye çalışıyorum.  Çünkü cevap hep aynı oluyor. Biliyoruz ama ne yapalım, görüyorsun işte yemiyor, görüyorsun işte durmuyor... vs.

Siz ne yaptınız derseniz. Biz bunlardan uzak tuttuk. Evet zor oldu, kolay değildi. Siz televizyon seyrederken 7-8 yaşındaki çoğunuzun ders yapmasını bekleyemezsiniz. Yada siz bilgisayar ya I pad e bakarken çocuğunuzun kitap okumasını isteyemezsiniz. Bu sebeplerden bizde televizyon seyretmedik bizde bilgisayarlardan uzak durduk. Hafta içi  televizyon açmadık. (tabi çocuklar yattıktan sonra eşimle televizyonu kim kapacak yarışı yaptığımızı söylemeyeceğim)
Okul zamanı I pad yada bilgisayar yok. Zaten I pad kızım 10 yaşını bitirdikten sonra alındı. Yaz tatilinde günde 2 saati geçmeyecek şekilde oynadı okul açılınca beklemeye aldık. Sosyal medya ise kesinlikle yok kendisi de merak etmiyor. Zaman zaman arkadaşlarından isimlerini  duyduğu bazı sosyal medya araçlarının ne olduğunu ne işe yaradığını soruyor o kadar.

Konuyu asıl getirmek istediğim yer ise evde oynadığımız yada oynayabileceğimiz oyunlar.
Yani kendimizi teknolojiden kurtarırsak evde çocuklarımızla nasıl eğlenceli vakit geçirebileceğimiz. Bir çok kişinin bildiği monopoly, scrabble, pictureka, jenga, make n break gibi  oyunlarla tabi ki bizde çok oynadık. Bir ara Monopoly'e fena takılmıştık aslında. Uzun süren bir oyun olduğu için yarım kalıp ertesi güne masanın üzerinde ellenmeyecek şekilde az bırakmadık. İtiraf etmeliyim ki büyükler için her zaman eğlenceli olmuyor. Tabi arada sıra kalabalık ile bir araya gelip Tabu gibi oyunlar oynamak eğlenceli ama haftanın her günü ''ödevlerimi bitirdim anne hadi oyun oynayalım'' diyen bir çocuğu kırmamaya çalışmak aynı değil. İşten yorgun gelip yemek faslından sonra derslerine yardımcı olmuşsunuz dinlemek istiyorsunuz ama oyun oynamak isteyen bir çocuğunuz var. Teknolojiden uzak tutmak istiyorsanız bazı fedakarlıklar yapmanız gerekiyor. Yine geliyoruz anne baba olmanın zor taraflarına. Ama çoğu zaman çok keyif alıp oldukça eğlenceli vakitler geçirdiğimizi de söylemeliyim.

Arkadaşları geldiğinde de onları bu oyunları oynamaya teşvik ettiğiniz de göreceksiniz ki, ilk başta bilgisayar oyunu yada I pad istemiş olsalar bile, kısa bir süre sonra oyunlara kendilerini kaptırıp çok daha fazla eğlenecekler. En önemlisi de birbirleri ile iletişim halinde olacaklar. Birde yetişkinlerden biri onlarla oynayınca eğlencenin dozajı da artıyor.






Bu bahsettiğimiz çok bilinen oyunlar dışında daha az bilinen ama aynı oranda eğlenceli oyunlarda var. İlk okul öğretmenizim tavsiyesi üzerine aldığımız okulda da oynadıkları oyunlardan bazıları Surakarta, Dokuztaş, GO ve Mangala. Bunların içinde bizim en çok oynadığımız ise Mangala.
Mangala, araştırmalara göre Sakalar, Hunlar ve Göktürkler döneminde oynanırmış. Zeka ve strateji oyunu olarak bilinen Mangala aynı zamanda aranızda tatlı bir rekabette oluşturabiliyor.




Aynı şekilde Surakarta ve Dokuztaş oyunları ilede biz çok eğlendik. Ayrıca bu dört oyun için okulumuz da çeşitli zamanlarda ''Akıl Oyunları Yarışmaları '' adı altında turnuvalar düzenlendi. Böylece evde, yarışmaya hazırlanmak amacı ile daha çok oyun oynandı. Biz bu bahsettiğim son oyunlarla diğerlerinden daha çok vakit geçirdik. Sanırım daha çok da eğlendik. Çocukları da bu oyunlarla oynamaya daha fazla teşvik ettik.  Eğlenirken öğrettiğini düşündük.

Teknolojiden sıkılıp kendinizi ve çocuğunuzu kurtarmak isterseniz eğlendirici olduğu kadar zeka geliştirici olan bu oyunları denemenizi dilerim.
İyi eğlenceler....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder