10 Nisan 2015 Cuma

Üze Çocukların yeteneklerinin ve ilgi alanlarının keşfedilmesi -2-


Yetenek gelişiminin ve desteklenmesinin önemini kısaca anlatamayacağımızı düşündüm. 1.kısım linki (http://ustunzekalicocuklarvar.blogspot.com.tr/2015/04/uze-cocuklarn-yeteneklerinin-ve-ilgi.html) Ayrıca bizim kendi çocuğumuz da yaptığımız, yapmaya çalıştığımız destekleme çalışmalarımızı paylaşmak istedim. Her yeteneği keşfetmenin ve ortaya çıkarmanın çok da kolay olmadığını biliyoruz. Bunun nedeni de Üze çocuklarda görülen maymun iştahlılık da diye tabir edebileceğimiz her şeyi yapma ama çabuk sıkılma hevesi.
Bazen biz anne babaların bazen de eğitimcilerin yaptığı bir hatanın sonucunda çocuk ne istediğini bilemez hale gelebiliyor. Zaten onun içerisinde bitmek tükenmek bilmeyen bir merak ve öğrenme isteği var. Yetişkinler tarafından kendisine sunulan her tür bilgi, materyal, kitap, ilgi alanlarını çabucak tüketmeye çalışmak en önemli özellikleri. Ne kadar hızlı verirseniz o kadar çabuk sıkılıp aynı hızla istemediklerine karar verebiliyorlar.
Sadece yeteneğinin olması da tek başına yeterli hale gelmiyor. Çünkü istemesi de gerekiyor. Meğer ki yeteneğinin olduğu konuda çok sıkıştırıldığını üzerine gidildiğini fark etsin hemen kendini geri çekip yapmak istemediğine karar verebiliyor. Biz zaman zaman bu sıkıntıyı yaşadık. Hatamızı fark edip çeşitli önlemler almaya çalıştık. Bazen önlem almakta geç kaldığımız durumlar oldu.
Bunun için de çok sıkılmasına izin vermeden ilgilenebileceği konuları keşfetmek adına kendimizce bir yöntem belirledik. Belirli zaman aralıkları ile (konuya göre değişebiliyordu) değişik konuları incelemeye başladık. Bizimkilere örnek vermek gerekirse ; Amazon Ormanları, Yunan Mitolojisi, Dünyamız, böcekler, tarih, uzay ve gökyüzü, vahşi hayvanlar, iskelet sistemi vb...

Bunları denerken bir çok materyal ve görsellik ile destekledik. Kitaplar aldık, müzelere gittik, konu ilgili meslek sahiplerine ulaşmaya çalıştık, oyuncaklar aldık, sinema, film ve belgeseller seyrettik. Bazılarından nefret etti. Kesinlikle ilgi alanı olmadığı sonucuna kısa sürede vardır. Böcekler gibi :-) Resimlerine bile bakmak istemedi. Ama yine de kitaplarda onlar hakkında yazanları merak etti. Kitabı ben ona okudum ama o dokunmak istemedi. Bir defasında gülerek kitaptan böceklerin ona bir zarar veremeyeceğini yaptığı şeyin çok çocukça olduğunu söyleme hatasına düştüm. Yüzüme uzun uzun baktı ve ''anne ben bir çocuğum'' , ''Ayrıca bana zarar vermelerini beklemiyorum  midemi bulandırmaları istemiyorum'' dedi. Böceklerle olan maceramız en kısa süreniydi. Diğer hepsi ile az çok ilgilendi ama asıl favori konusunun tarih olduğu anlaşıldı.
Özellikle Osmanlı tarihi çok hoşuna gitmişti. Müzeler, Topkapı Sarayı, Camiler, Kapalıçarşı gezmediğimiz yer kalmadı. Topkapı Sarayına ilk giderken çok heyecanlıydı. Nasıl bu fikre kapılmış bilmiyorum ama oradan istediklerimizi alabileceğimize karar vermişti. Sarayın bahçesine girdiğimizde ''merak etme anne bir taç, bir asa, birazda altın alacağım o kadar'' dedi. Henüz 6 yaşındaydı ve sanırım ilk hayallerini yıktığımız an bu andı.
Osmanlı tarihine giderek daha çok merak sarmaya başlamıştı. Kitapçılarda, fuarlarda kitap almaya gittiğimiz kırtasiyelerde her zaman bu kitapları toparlıyordu. Toparlıyordu dedim çünkü kelimenin tam anlamıyla raftan kucağına doğru konu ile ilgili ne kadar kitap varsa alıyordu.
Okudukça okudu. Okurken anlatmaktan ve soru sormaktan da çok keyif alıyordu. ''hadi baba say bakalım padişahları sırasıyla'' yada  ''11. padişah kimdi anne söyle bakalım'' gibi sorulara biz daha şaşkın şaşkın bakarken neyse ki kendisi cevap veriyordu da kurtuluyorduk.
3. Sınıfta bir akşam öğretmeni aradı  okulda yaşadıkları olayı paylaşmak istediğini söyledi. Sosyal bilgiler dersinde biraz Fatih Sultan Mehmet'ten bahsetmek istediğini öncelikle çocuklara bu konuda bildiklerini anlatmak isteyen var mı diye sorduğunu söyledi. Bizim ki fırlamış tabi ben anlatabilir miyim diye. Öğretmen ''Zilin çalmasına 12 dakika vardı  Fatih Sultan Mehmet'i anlatmaya başladı ve zil çaldığında henüz fetihe gelmemişti '' dedi. Hala ne buldu o kadar anlatacak bilmiyorum.


Yine aynı sene okul yönetimi üniversiteden bir tarih araştırmacısı ve öğretim görevlisini okula davet etmişti. Benim kız tabi durur mu kendini ön plana bir şekilde çıkarmış. (bu konuda da oldukça beceriklidir) Başlamış anlatmaya. Bu sefer Cem Sultan döneminden başlamış 4. Murat ile devam etmiş. Ertesi gün telefonlarım durmadı. Öğretmenler, veliler herkes aradı. Öğretim görevlisi üniversitede öğrencilerime anlattırmaya kalksam ancak bu kadar anlatabilirlerdi, tebrik ederim sakın bu ilgini yitirme demiş. Bizim ki uçuyordu mutluluktan. Takdir edilmek en büyük motivasyon kaynağımız çünkü. Hatta öğretmeni ile de bu konuyu şakaya alıp bizimki gaz ile giden türden diye konuşuyorduk.

Bizim ilgi alanımız böylece belirlenmiş oldu şuan 5. sınıfta hala aynı ilgiyle devam ediyoruz. Geçen gün yine 6 kitaplık yeni bir seri bulmuş benden onları almamı istedi. Tabi hemen internetten sipariş verdik. Gelir gelmez elindeki kitabı yarım bırakıp bunlara başladı. 
Bu arada biz yine farklı konuları incelemeye araştırmaya devam ediyoruz. Fen konularına da ilgisi olduğunu fark ettik. Henüz çok detaylandıramadık çünkü bu ara vakitsizlikten şikâyetçiyiz. Şimdilik okulda işlenen konular ve bir kaç okuma kitabı ile devam ediyor. Yaz tatilinde daha fazla vaktimizin olacağını umuyorum.

2 yorum:

  1. Okul seçiminizi ve tercih ettiğiniz kurs ya da eğitim yerlerini de detaylandırma imkanınız var mı acaba?

    YanıtlaSil
  2. Merhaba, evet bunlarla ilgili ayrıntılı bir yazı hazırlıyorum

    YanıtlaSil